Gücünü Keşfet

Simya öğretisinin zor anlaşılmasının nedeni içerisinde barındırdığı zengin ve derinlemesine olan içeriğinden kaynaklanır. Bu derinlik kişinin hayatını geçmişinden başlayarak döngüsel tamamlamaları yapabilmek için gereklidir. Bunun yanında öz denilen yapının sırlarını, hayatla nasıl bağ kurduğunu ve olayları nasıl ortaya çıkardığını anlatmaya çalışır. Hemen her gün devam eden çalışma disiplini ile aylar içerisinde gerçek ve kalıcı sonuçlar elde edilmeye başlanır. Bunun yanında sürekli olarak hayatla ilgili yeni şeyler keşfetmek çalışmalardaki en zevkli ve bağlayıcı yanı oluşturur.

Bu yolda ilerlemek için simya özel bir zamana gereksinim duymaz. Önemli olan hayatınızın en yoğun döneminde bile onunla ilgili çalışmalarınıza devam edebilmenizdir. Bu konuda deneyimlediğim şey öğretinin insanlara kalıcı ve çalışır bir sistem bırakarak onu hayatı boyunca yalnız bırakmamasıdır. Gerçek bir simya çalışması herkese ulaşmaya ve herkese aynı yolu göstermeye çalışmaz. Son derece özel ve sadece rehberle kişi arasında kalan çalışma metotlarına göre yapılır.   

Simya ile yaşamak hayatla ilgili pek çok alanda çalışmak demektir. Bunlar zihin, bilinç, öz, ruhsal gelişim ve hayatın gelişim denklemlerini içeren kurgu konusu olarak sayılabilir. Bunlara ek olarak alt dallarında yüzlerce alt konu ve gelişim aracını içinde barındırır. Tüm bunların amacı insanın kendisindeki cevheri açığa çıkarmak içindir. Simyanın gerçek sırlarına ulaşmak ya da en basitinden bir çalışma yapmak gerçek anlamda emek ister. Onu yaşamak aynı zamanda onu anlamaktır.

Simyada oldu bittiler yoktur. Süreç ve zaman içerisinde tüm çalışmalarda ilerleme ve disiplin önemlidir. Hayata karşı verilenler ve hayattan alınanlar esas değerlendirme aracıdır. Kullanmış olduğu sessizliğin dili ve denge prensibi aynı zamanda mücadele taktiklerini öğretir. Yaşamsal akışın içinde var olan ve dallara ayrılan pek çok sistem ve öğretinin köklerini taşır. Bu kadar yoğunluğa sahip olan bir şeyin aktarılması ve kullanılmaya çalışılması dikkat ve sorumluluk isteyen aynı zamanda öznel olarak kurgusal hesaplamaların da iyi yapılması gerektirir. 

Zihnimiz hayat denilen resmin bütününü göremememiz için genelde bir şeylere odaklanmıştır. Yada onu odaklamaya çalışan başka zihinler vardır. Resmin bütünümü görebilmek demek sorunları büyütmemek ve daha çabuk çözüm bulabilmektir. Ayrıca yersiz kaygılar yaşayıp hayatımızı zindan etmemektir. İşte asıl farkındalık bu yönde gelişmelidir. İç dünyanızın ve duygusal yaşantınızın olaylar içerisindeki hıza bağlı bir şekilde savrulmasına izin vermeyin. Çevrenizi oluşturan insanlardan bol bol süre isteyin çünkü hayat gösterildiği kadar kısa değil ve değerini bilmeyecek kadarda uzun değildir. Yaşadığınız hayatta ne yaşadığınızı anlamak ve onu sindirmek iç dünyanız için gerekli ve uzun bir işlemdir. Ona gereken koşulları sağlamanız iç dengeniz açısından size huzur getirecektir. Ayrıca bu sırada resmin bütününü görebilmeyi ruhunuz size öğretmeye başlayacaktır. Tüm bunlar özünüze olan uzaklığınızdan kaynaklanır. Ona yaklaşabilmek bir sanattır.


Çağımızda yaşanılan en büyük sorunların temelinde aslında ruhsal sorunlar yatmaktadır. Bir taraftan yaşam olanakları ve sosyalleşme kolaylaşıyor diğer taraftan da savaşlar, hastalıklar ve bunların sonucunda insan üzerindeki baskı artıyor. İşte temelde yatan sorunun kaynağıda bu çelişkiden ileri gelmekte.

Bununla birlikte her ne şekilde olursa olsun bir şekilde mutluluğu bekliyoruz ve yaşadığımız sorunları çözmeye çalışıyoruz. Özellikle size depresiflik ve kaygı yaratan ruh hallerine ilişkin gün boyunca bunu nasıl çözebilirim düşüncesi sizi hareket ettikçe içine battığınız bir bataklığın içine iter. Çünkü bu düşünce ayrıca çözmeye çalıştığınız konuyu ve geçmişte yaşamış olduğunuz olayları defalarca hatırlamanızı sağlar.

Hayatınızda en çok mutlu olduğunuz anı hatırlayın etkisi çok çok bir saat sürmüştür ve sonrasında zihniniz durumu kanıksayarak bu mutluluk halini bitirmiştir. İşte anlık bir hal olan mutluluğu ana odaklanarak yaşadığınızda çok daha rahat yaşama imkanı bulabilirsiniz.

Size kötü şeyleri hatırlatan düşüncelerden eleştirilerden ve sözlerden bir arabaya binip bir yerden uzaklaşıyormuşsunuz gibi düşünün ve mesafenin zaman içinde gittikçe arttığını imgeleyin. Kendinizi hangi durum olursa olsun geçmişin girdabından kurtarmadıkça zihninizde ruhunuza ızdırap vermeye devam edecektir…