Gücünü Keşfet

Simya eski çağlardan itibaren maddeyi saflaştırmak ya da kişinin kendi özünü bulmak için kullandığı bir insiyasyon sistemidir. Hayatın içinde belli bir düzene ve enerji dengelemeye dayanan bu sistem içerisinde kaygılar, korkular, hedefler ve kadersel temalar belli bir program içerisinde işlenerek düzenlenmeye çalışılır. Aynı zamanda birçok kadim öğretinin temelleri olan konularda kişinin kendi gücünü keşfedebilmesi için insiye programına dâhil edilir.

Zamanın bilinen ve bilinmeyen yönlerini anlamak kendi gücünüzün sınırlarının nereye vardığını görebilmenin yoludur aynı zamanda. Hislerinizin önündeki engelleri görebilmektir. Tüm bunların yanında cesaretle kendinizi sınamanın en güçlü yoludur. Simya öğretisi yaşamsal döngünün hem içindekilerle hem de dışındakilerle birlikte çalışabilmeyi gerektirir…



Hayatta her şeye rağmen yolcu yoluna devam edecektir. Tüm olumsuzluklar kendilerini tamamlayacak yeni bir hayatın keşfi için hazır beklerler. Siyah ve beyazın enerjisi denge ve tamamlamayı yaşamın tüm kanallarına iletmeye çalışır. Hayata bakış açısı tek düze olduğu sürece kimse insanı heyecanlandıran binlerce sırrı ve güzelliği göremeyecektir. Hayatın dengesi bu sırların içinde en çok bilinmeye sahip denklemlerin başında gelir.

Karşımıza dikilen tüm engeller yolun kendi aldatmacasını oluşturur. Kurgusal gerçekler bu engelleri oldukça zor ve aşılmaz bir hale getirebilir. Bu noktada önemli olan size o engelin anahtarını verecek olanı bulmak için devam edebilmenizdir. Önemli sırlardan biri de hayat yolunda geri dönüşün mümkün olmadığıdır. Çünkü zaman ve olay örgüsü geri döndüğünüzde senaryonuzu ileriye doğru taşımaya devam etmiştir. Bu yüzden onu anlamak onu çözebilmekle ve bu etkileşimin duygularınıza nasıl geçtiği ile alakalıdır.

Kuru bir yaprak sonbaharda ağaçtaki görevini bitirmiş ve yere düşmüş olsa da kendi yolculuğundaki görevini henüz tamamlamış değildir. Yerde durması ve çürümeye başlaması onun sadece görünen yüzüdür. Oysa kış boyunca yağacak olan yağmurlarda böceklerin saklanma ihtiyacını karşılayabilir ya da çürürken bünyesinden ayrılan mineraller toprağa fayda sağlayabilir. Belki de bir canlının üzerine basmasıyla kayıp düşmesine de neden olabilir. Bu her durumda onun kurgusunun bitmediğini gösterir.

Hayat simya için her zaman anlamlıdır ve anlam kendi döngüsü içinde her zaman kendini yükseltmeye devam edecektir. Bir yaprağın çürüyen yüzünü ya da kurgusunu görebilmek tamamen insanın seçimine ve bilincine bağladır. Çünkü tüm seçenekler içinde yolunu belirleyen yine insanın kendisi olacaktır. Neye yaradığına ve kurgusundaki görevinin bitip bitmediğine o karar verir. Bu noktada simya öz ile kurgunun arasındaki bütünleşik yapının yaşamsal değerini anlatmaya çalışır.



Solunda geçmiş sağında gelecek her ikisinin arasında düğümler, yollar ve daha bilmediğin pek çok alan var. Sana uyum gösteren her şey bir zaman sonra uyumsuz hale gelebilir çünkü yaşadığın hayatta tek başına değilsin. Taşıdığın öz dünyada gördüğün her bir öz ile birbirlerine bağlıdır. Bundan dolayı bazen küçük görünenin büyük büyük görünenin ise etkisi küçük olabilir.

Geçmiş ile geleceğin tam ortasında anı yaşarken sadece geleceğin değişmez. Zihninde şekillenen geçmişte ona uyumlu bir şekilde değişecektir. Ruh halinin değişkenliği buna bağlıdır. O halde yaşadıklarının hızla geçeceği ve değişeceği çok açıktır. Sorun şu ki zihin insanı zamanla acıyı kullanarak kontrol etmeye çalışır. Oysa kendi değişkenlerinin farkına varabilirsen bunu yapamaz. Ben sevgisi kendini yücelterek gelişmez. Önce kendi özünden daha aşağı bir noktada olduğunu kabul etmen gerekir.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön