Menü Kapat

Hiçlikte Yolculuk

Gücüne güvenen insan bir noktadan sonra kendisine kıyaslayarak tatmin olacağı zayıf insanlar arar. Bu o güce güvenmenin ve ondan beslenmenin en büyük tehlikesidir. İnsan bir kere buna başlarsa artık o güç onun başına bela olmaya başlayacaktır. Bu konuda kariyerinizin ya da hayatınızın hangi basamağında olursanız olun sizi test etmeyi bekleyen olaylar zinciri her zaman hazırdır. Her yönden çok güçlü bir insan olabilirsiniz fakat bunu dengeli ve yumuşatarak kullanmak zorundasınızdır. Çünkü sizin her anınızı bekleyen nefsinizde aynı gücü kullanmaktadır. Bu yüzden onun sizi kandırması da daha kolaydır. Zamanı kendinize dert edebilir ya da avantaj olarak görebilirsiniz fakat bu sadece sizin için önemlidir. Hayatı oluşturan diğer olguların hiç biri zamanı kullanmaz ya da önemsemez. Bu yüzden gücü doğru yönetemezseniz başınıza ne geleceğini de ön göremezsiniz. Ayrıca unutmayın gücün size gelmiş olması hayatın kendi hesaplarıyla da alakalıdır.

Konuşmak…

Konuşmak etkili bir terapidir sadece güven duygusunun eksik olmaması gerekir. Manevi ihtiyaçlarımız olan duyguların pek çoğunu paylaşarak yaşarız. Karşılıklı güveni tam olan bir konuşma aynı zamanda mükemmel bir paylaşım deneyimidir ve içinde her tür duyguyu barındırabilir. Günümüzde insanları suskunluğa iten pek çok nedenin bir arada olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Örneğin Sosyal ağlar insanları iletişim kuruyorum hissini yaratarak yanıltır. Kişi paylaşımların tatmin duygusu ile yetinmek zorundadır. Ayrıca hiç bir duygu yada ortak bir paylaşımda sağlayamazlar. Çıkarlarımızda konuşmalara yoğun bir oto sansür uygulayarak güven hissini köreltir ve duygusal paylaşımı imkansız hale getirir. Tüm bu baskı unsurları gönül rahatlığı ile konuşmayı kişinin aile ortamında bile yapılamaz hale getirir ve sonunda ruhsal dengemiz bozulmaya başlar. Düzenli ve güvenli konuşma ve sohbetler kişiyi her türlü kötü duygulardan koruyabilen bir enerji yaratır. Bunu her gün görüştüğüm simya eğitimi alan öğrencilerimde de görüyorum.

Dinlemek…

Konuşabilmemiz karşımızdaki dinleyiciye bağlıdır. Her ne kadar herkes konuşmaya daha hevesli olsa da başarılması gereken şey önce dinleyebilmektir. Dinleyebilen sayısının azalması ise günümüzdeki iletişimsizliğin en temel sebebidir. Her hangi bir öğretide bile dinleyebilen sabrı ve anlama kapasitesi kişinin kendisini geliştirebilmiş olmasıyla da yakından ilgilidir. Dinlemek zor bir eylemdir. Çünkü dinleyen karşısındakinin anlatımına cevap vermeye ve anlamaya çalışır. Gerçekten dinlemiyorsa karşısındaki kişinin zihninde negatif kodlanır. Aynı zamanda iyi bir dinleme en iyi konuşma yöntemidir. Karşımızdaki insan anlaşıldığını hissediyorsa zihninde bizi çok iyi konuşan biri diye kodlayacaktır. Yaşamınız içerisinde çevrenizi, havayı, doğayı dinlemeye çalışın bu karşılaşabileceğiniz en iyi öğretidir. Çünkü dinlemek hislerinizi çalıştırır ve onları kuvvetlendirir. Kendinizi dinleyin çoğu zaman problemlerin çözümünü size fısıldıyordur ama siz kendi sesinizi duymuyorsunuzdur.

Hepmi hiçlikmi

Sabah uyandığınızda içinizde hissettiğiniz boşluk önemlidir. Çünkü o his sizin hayat yolculuğunuzdan alacağınız pek çok şey olduğunu gösterir. Bu hep olmakla hiç olmanın farkıdır. Önemli olan hiçliği kaybetmemektir. Çünkü hiçliğin sınırsız kapasitesinin yanında hep olmanın sınırlı alanı çok yetersiz kalır.

Boşluk hissinizin sizde yarattığı arayışın değerini bilmeye çalışın. Herkes o boşluğu doldurmaya çalışırken kimse önemli olanın arayışın devam etmesi gerektiğini söylemez. Duygularınızdaki boşlukta sizi rahatsız eder çünkü hayattaki olay örgünüz için güdülenmeye ihtiyacınız vardır. Bu konuda ihtiyacınız olan ise duygularınızın tatmin olması değil kavuşması gereken dengedir. Ancak o zaman hayatınıza gelen şeyleri doğru bir şekilde karşılayabilirsiniz.

Bu noktada ise yapmaya çalıştığınız her şeyin mutlak amacının dengesizlik yaratmak olduğunu unutmayın. Çünkü hayat içerisinde dengesizlik hareketi yaratabilir. Bu ise yaşamın gerçek döngüsüdür. Siz bu döngüde dengede kalmayı seçebilirseniz hayatın bütününü görebilme şansına sahip olursunuz. Bütünü görebildiğinizde fark edeceğiniz ilk şey ise yine boşluk ve hiçlik olacaktır. Buda sizi yine arayışa götürür.

“Yazıların Tüm Hakları Saklıdır”

Murat KOYUN