"Enter"a basıp içeriğe geçin

Hayat Ağacı

Dünyada niyetlerimiz üzerine pek çok sistem geliştiriliyormuş gibi görünse de çoğu birbirinden uzağa gidemiyor ve hepsinin odak noktası istek üzerine kurulmuş bir durumda. Hayatımız için dilek, istek ya da duaların hayatımızın kurgusu üzerindeki gerçek etkisini görebilseydik zannediyorum ki bu kadar bilinçsizce oluşturulmuş sistemlerin içerisine giremezdik. İnsan hayatına çekeceği konuları zihniyle belirleyebilse bile bunun kontrolü ve bize hizmet eder konuma gelmesi hayatın kendi kaotik düzleminde zor ve tehlikelidir. Bol keseden paylaşılan ve yapılmaya çalışan bu tür çalışmalar, sonucu belli olmayan pek çok kurgusal durumu hiç istemeden başlatabilir. Öğretilerin yolculuğu içinde istek gerçekleştirme ve şunu yap olur mantığı hiçbir zaman yoktur. Onlar insanın mana varlığına hitap eder ve hayatı yorumlama gücünü yükseltebilir. Kişinin hayatıyla ilgili mücadele etme potansiyeline yardımcı olabilir. Daha ilerisi için ise göze alınması gereken pek çok şey vardır.

Bir insanın başına gelenler onu başkalarından ayıran özelliğidir. Yaşamı devam ettiği sürece bu parçalar birer birer önceden belirlenmiş bir tasarıma uygun olarak yerine oturur. Bu aynı zamanda tüm parçaların birbiri ile uyumlu olduğu bir modeli temsil eder. Bu model devamlılığının ve kurgusal örüntünün gizemli yapı taşıdır. Devamlılık durumu hayatı oluşturan modelde olduğu gibi insanın gelişebilmesi ve ilerleyebilmesi içinde gerekli bir parçadır.

Hayatımızı kurarken ve yönetirken her zaman için bir şeylerin eksik kaldığı hissi bizimle birlikte gelir. Bu his devamlılık süreci içerisin de bizi harekete geçiren güç olabildiği gibi rahatsızlık veren bir halede gelebilir. Bunu belirleyen şey kişinin kendi zihinsel ve ruhsal durumunu kontrol edebilmesine bağlıdır.

Devam edebilme mücadelesi verebilmek aynı zamanda başarı açısından da bir anahtardır. Simya çalışmalarında öğretiye her tür yoğunluğun içerisinde devamlılığı sağlamamız bu yüzdendir. Bir süre sonra bu devamlılık kendi çalışan sistemini de ortaya koyacaktır.

Ustalığınız yön değiştirme, esneklik ve zamanlama açısından gelişmeye bağlı olup kendi örüntümüzün sınırlarını genişletebilmenizle ilgilidir. Bunu kazanmaya çalışırken pek çok donanımı da elde etmiş olursunuz.

Anlamak ve Anlaşılır Olmak

Hisleri anlamaya çalışmak en büyük yanılgıdır. Hisler hiçbir zaman sabit bir görünüm vermezler fakat hareketsiz görünerek insanın duygu durumuna yüklenmemeye çalışırlar. Ruhsal dünyamızla zihnimiz arasındaki en önemli filtrede aslında budur. Çünkü sürekli değişen hislerin gün içinde yaratacağı yoğunluk insanda pek çok probleme dönüşebilir. Hisler aynı zamanda hayatla insan arasındaki en büyük alışverişi yürütmeye çalışırlar. Böylece hayata bağlanır ve kendi varlığımızı devam ettirme yetisiyle donanırız. Hislerimizi anlamaya çalıştığımızda belleğimize kazınan duyguların ve geçmişimizin gölgesiyle savaşmayı bilmemiz gerekir. Aksi halde bin bir olasılık içerisinde nerelere varacağımızı ve hangi duygu durumuna saplanacağımızı anlamadan yanlış yanılsamalara doğru yol alırız…

Kişilik Devrimi

En zoru kendi kişiliğinde devrim yapmaktır. Bu zamana kadar aldığın kararların peşini bırakmak ya da onları değiştirmek hayatının tümünde bir dalgalanma yaratır. Bütüne karşı bir dönüşümden bahsetmekte ancak bu şekilde olabilir. Kendi gücünü keşfederken sınırlarına ulaşman zaten imkânsızdır bunun için kendini zorlamaktan sakınmamalısın. Hayattan istenilen şeyler çok farklı oluşumları da beraberinde taşıyacaktır. Olumlu durumlar olumsuzlarla birlikte bir esere dönüşecektir. Problemlerin çözümünde kapılar bilmediğin dünyalara açılır. Bir zaman sonra sıkışmanın nedeni o dünyalarda yaşamayı bilmemenden kaynaklanır. Bu yüzden farklı dünyalara açık olmalısın. Haklılığını değil yolunun doğruluğunu önemsersen sonuçta kazanırsın.


“Yazıların Tüm Hakları Saklıdır”Murat KOYUN